3 Temmuz 2017 Pazartesi

MATEMATIK OGRENMENIN GEREK VE YETER KOSULU UYGARLIKTIR..






matematigin toplum ıçın faydaları sonsuzdur...
Asagıdakı yazıyı www.matder.org sitesinden aldım...

Matematik; aritmetik, cebir, geometri gibi sayıya, ölçüye dayanan bilimlerin ortak adıdır.
Çağdaş matematiğin doğru ve eksiksiz bir tanımını yapmak olanaksız değilse bile oldukça zordur. Günümüzde fen, teknik, sosyal, ekonomi, sağlık, yönetim v.b. bilimlerin hemen hepsinde yaşamsal rolü olan matematiğin ne olduğunu daha iyi anlamak için, onu oluşturan alt bilim dallarının işlevlerine bakmak gerekir.


Matematik mantıkla yakından ilgilidir. Dolayısıyla mantığımız geliştikçe o da bizimle gelişimini sürdürecektir. Bir düşünme, sonuca varma bilimi olan mantıkta nasıl olumlu bilgilerle olumsuz bilgiler arasında bir işlem yapılırsa, matematik de böyle bir mantık temeline dayanır. Bu arada mantıkta olduğu gibi matematikte de şaşmaz kurallar vardır. Bunların yardımı ile; bilinmezlerin bilinir hâle getirilmesine çalışılır.

Günlük hayatımızda önemli yeri olan matematiğin ilk insanlarla birlikte ortaya çıktığı söylenebilir. Değiş tokuş gereksinmesi, ticaret yapma isteği, toprak ölçme sorunları insanları ilk matematik kavramlarını işleme ve kullanmaya yöneltmiştir. Yunanlılardan çok önce Sümer ve Mısır matematiklerinin varlığını gösteren belgelerden, alan hesabının hatta bazı çizgisel denklemlerin özel bir yazma biçimine başvurmadan pratik yoldan çözümünün bilindiği anlaşılmaktadır.

Matematik tarih öncesi zamanlardan bu yana insanoğlunun kullandığı ortak bir düşünce sistemi, ortak bir dildir. Dünyada hiçbir dil, hiçbir din, hiçbir düşünce matematik kadar yaygın, etkili ve sürekli olmamıştır. İnsanoğlunun on binlerce yıl önceden başlayarak ortaya koyduğu her matematiksel sonuç, hâlâ ilk günkü gibi doğru ve görkemli olarak yaşamaktadır. Ve böyle yaşamaya devam edecektir.

Matematiğin uğraş konularının yaygınlığına ve derinliğine sınır konamaz. O; dil, din, ırk ve ülke tanımadan uygarlıklardan uygarlıklara zenginleşerek geçen, sağlam, kullanışlı evrensel bir etkidir.

Birey için, toplum için vazgeçilmez değerdedir. İnsanlığın ortak düşünme aracıdır. Bilimdir, sanattır. Evrensel dildir. O; insan aklının gücünü ve yüceliğini gösteren en yetkin yapıttır.

Günümüzde matematik, gelişmesini her yönde sürdürmektedir. Ve bu anlamda çok canlıdır. Son iki yüzyıl boyunca görünümünü oldukça değiştirmiş olmasına karşın; geçmişinden hiçbir şeyi yadsımamıştır. Evkleides teoremlerini içeren önermeler, günümüzde de teorileri olarak kalmıştır. Olsa olsa tuttukları yer değişiktir.

Günümüzde matematik kendi dinamiğinin yanı sıra başka bilimlerle arasındaki etkileşim nedeniyle çok hızlı bir gelişme göstermektedir. XlX.yüzyıl içinde matematikte görülen hızlı ve olağanüstü gelişmeler, aynı zamanda felsefî nitelikler de taşımaktadır. Genel düşünce ve çözümlere önem vermektedir. XX.yüzyıl matematiği eski ve klasik yapıyı hemen hemen her dalda değiştirecek yeni ve geniş ufuklara açılmıştır. Bu arada "Modern Matematik" denilen çok gelişmiş; o ölçüde de basitleşmiş, kolaylaşmış yeni bir matematik şekli ortaya çıkmıştır. Uzay yolculuklarının çok rakamlı hesapları, ancak bu yöntemle yapılabilmektedir. "Elektronik Beyin" denilen bilgisayar makineleri de bu esasa göre kurulmuştur. Bilgisayarların geliştirilmesiyle hesaplamalar için gereken süreler kısalmıştır.

Astronomi ölçüleri ve zamanın belirlenmesiyle ilgili hesapların doğruluk derecesi arttıkça, denizcilik ve haritacılık da gelişti, zaman içinde matematik daha iyi gemilerin, lokomotiflerin, otomobillerin ve sonunda da uçakların tasarımı için kullanıldı. Radar sistemlerinin tasarımında aya ve bazı gezegenlere roket gönderilmesinde de matematikten yararlanıldı. İşte bu birkaç örnek matematiğin yeni gelişimini bize gösterir.
Tarih öncesi devirlerden başlayan matematik aradan geçen binlerce yıl boyunca gelişerek bugünkü halini almıştır. İnsanlık var oldukça matematik durmaksızın gelişecek ve eskiden olduğu gibi yeni yaratılacak uygarlıklara hizmet edecektir.
Matematik eğitimi ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin iki amacı vardır. Birincisi, eğitimin içeriğini çağdaşlaştırmak ve matematiksel yapının yeniden kurulmasına yol açan bir düşünceyi üretmek; diğeri ise, eğitim yöntemlerini değiştirmek ve matematik derslerini daha canlı kılmak, böylece öğrencilerin matematik alanında etkin ve yaratıcı olmalarını sağlamaktır.
Ülkemizde de matematik öğretimi konusu, hemen hemen ileri ülkelerle birlikte ele alınmış ve değişik projeler ve denemeler yapılmıştır.
Okullarımızda, matematiğin yaşamın bir parçası olduğu öğrenciye hissettirilmelidir. Öğrendiği bilgileri yaşamına uygulayabilmelidir. Bu uygulamayı yaparken neden, nerede, nasıl, kim ve neyi sorularına yanıt vermelidir. Öğretim sistemimizde sanki gelenekleşen  yanlış düşünceler vardır. Matematiği aile olarak, öğretmen olarak, okul olarak çoğunlukla yanlış yorumluyoruz. Zeka ve yeteneğin asıl ölçeği olarak görüyoruz. Oysa matematik de, diğerleri gibi öğrenilmesi gereken bilgilerdendir. Öğrencinin ilgi ve yeteneğine göre az ya da çok öğretilmelidir. Başka bir deyişle; matematiği ürkütücü kılan psikolojik nedenler öncelikle giderilmelidir.
Çocuk psikolojisi üzerinde çalışanlar, çocukların özellikle ilkokulda matematiğe karşı tavır aldıklarını belirtiyorlar. Sorun, hem işlevsellik hem de yöntem sorunudur. Özellikle temel eğitimde öğrenci, öğrendiği bilgileri kullanabilmelidir. Çocuk, günlük hayatında bin bir türlü matematik işlemi ile karşı karşıyadır. Matematiğin sağladığı olanaklarla kavramsal düşünecektir.
Matematik dersinin her basamakta hayat için olması zorunludur. Yeni yetişen kuşaklara matematiksel görüş, matematiksel düşünüş vermek artık bir zorunluluktur. Matematiği bir eğitim olgusu olarak düşünmek gerekir ve matematiği diğer derslerle paralel yürütmenin de önemini bilmek gereklidir.
Matematik, "İnsanca" yaşamayı, öğretmeyi hedefler. Öğrencilerin analiz, sentez, kavrama, tümdengelim, tümevarım gibi akıl yürütmelerine olanak sağlar. Öğrencilerin kararlı, düzenli ve sistemli olmalarına yardım eder. Öğrencileri ön yargılardan uzak tutar, sabırlı olmayı öğretir. Edinilen bilgilerin günlük yaşama geçirilmesine etkin olur. Yorum güçlerini geliştirir. Edinilen bilgileri fen ve sosyal bilimlere transfer etme olanağını sağlar. Zihin ve yetenek gelişmesine yardımcı olur.
Matematikte düzenli, planlı ve sabırlı çalışma ile başarılı olunabilir. Soruları çözerken çağrışım, benzerlik yorumlara yer verilmeli, çok uygulama yapılmalıdır. Verimli etkin çalışma ile düzenli tekrar teknikleri kullanılmalıdır, hedef belirlenmeli, program yapılarak kararlı bir biçimde uygulanmalı, başarılı olunacağına inanılmalıdır.
Matematik öğretiminin bugünkü durumu, gelişmeleri ve bu konuda yapılacak değerlendirmeler, yüz binlerce öğrencinin eğitimini; dolayısıyla ülkenin geleceğini temelden etkileyecek bir olgudur.
Matematiğin bireyi ve toplumu hangi işlevleriyle, nasıl etkilediğini bilmek gerekliliği kaçınılmazdır.
İnsanoğlu binlerce yıl boyunca, doğa olaylarını açıklamaya, içinde yaşadığı evreni bilmeye ve doğaya egemen olmaya çabalamaktadır. Bu çabada onun en sağlam aracı, matematiktir. Doğaüstü görünen pek çok olayın açıklaması yine matematikle verilebilmiştir. Ve yine temel yapısı matematiğe dayanan elektrik ve magnetizma kuramı olmadan;radyolarımız çalmaz, televizyonlarımız göstermez, evlerimiz aydınlanmaz, fabrikalarımıza enerji akmaz, röntgen aygıtı çalışmaz, haberleşme ağı kurulamazdı.
İnsanlar ufkunu ne kadar geliştirirlerse, matematik de hiç durmadan gelişimini devam ettirecektir. Toplum; bu yeni gelişmeler ve eğilimler sayesinde matematiği daha da geliştirip ondan daha fazla yararlanma olanağını elde edecek ve matematik diğer bilimlerde anahtar görevi görmeye devam edecektir.
Günümüzde olduğu gibi, gelecekte de tüm toplumlarda gelişmenin evrensel dili MATEMATİK olacaktır.

18 Ekim 2016 Salı

FIBONNACI SAYI DIZISININ GIZEMI COZULUYOR

Fibonnacı ve Pascal ucgenı doga ile baglantı kurabıldıgımız 2 onemlı buluş..


(Asagıdakı haber sozcu gazetesınden alınmıstır)










   *          *              *              *





Vatandaş bilimi, Alan Turing’in ayçiçeğindeki Fibonacci gizemini bir adım öteye taşıdı


Araştırmacılar ve vatandaş bilim insanları, yapay zekanın babası kabul edilen bilgisayar bilimci Alan Turing'in çalışmasının yıldönümü projesinin bir parçası olarak hipnotik girdap desenlerine sahip ayçiçeği bitkilerini analiz ettiler.





1954 yılında hayatını kaybeden Alan Turing’in, ölümünden önce başlattığı çalışmayı, Manchester’daki Bilim ve Endüstri Müzesi öncülüğünde tamamlanması hedeflendi. Araştırmacılar, İngiltere’nin dört bir yanından bahçıvanların ve vatandaş bilim insanların yardımıyla toplanan ayçiçek bitkisinin başlarını analiz ettiler ve Fibonacci kuralını izleyip 






Çalışmalarını herkese açık bir dergi olan Royal Society Open Science dergisinde yayınlayan ekip, ayçiçeği bitkisinin başındaki bir çok Fibonacci sayısından farklı spiral desenlere dair örneklere de yer veriyorlar. Araştırmacılar, bu istisnaların ileride doğadan elde edilecek diğer veri setleri için doğadaki desenleri ve bir kurala tabi olup olmadıklarını anlamak adına bir adım ileriye taşıyacak bir çalışma niteliğinde olduğunu söylüyorlar.




FIBONNACI SAYI DIZISININ GIZEMI COZULUYOR

Fibonnacı ve Pascal ucgenı doga ile baglantı kurabıldıgımız 2 onemlı buluş..

(Asagıdakı haber sozcu gazetesınden alınmıstır)

   *          *              *              *

Vatandaş bilimi, Alan Turing’in ayçiçeğindeki Fibonacci gizemini bir adım öteye taşıdı


Araştırmacılar ve vatandaş bilim insanları, yapay zekanın babası kabul edilen bilgisayar bilimci Alan Turing'in çalışmasının yıldönümü projesinin bir parçası olarak hipnotik girdap desenlerine sahip ayçiçeği bitkilerini analiz ettiler.





1954 yılında hayatını kaybeden Alan Turing’in, ölümünden önce başlattığı çalışmayı, Manchester’daki Bilim ve Endüstri Müzesi öncülüğünde tamamlanması hedeflendi. Araştırmacılar, İngiltere’nin dört bir yanından bahçıvanların ve vatandaş bilim insanların yardımıyla toplanan ayçiçek bitkisinin başlarını analiz ettiler ve Fibonacci kuralını izleyip 






Çalışmalarını herkese açık bir dergi olan Royal Society Open Science dergisinde yayınlayan ekip, ayçiçeği bitkisinin başındaki bir çok Fibonacci sayısından farklı spiral desenlere dair örneklere de yer veriyorlar. Araştırmacılar, bu istisnaların ileride doğadan elde edilecek diğer veri setleri için doğadaki desenleri ve bir kurala tabi olup olmadıklarını anlamak adına bir adım ileriye taşıyacak bir çalışma niteliğinde olduğunu söylüyorlar.